Köşe Yazısı

Olsa da Versek!

Asgari ücret yeni yıl ile birlikte 4 bin 253 lira oldu. Peki oldu da ne oldu? 2021 yılının asgari ücretine zam mı gelmiş oldu? Bunun hesabını yapmaya girmeyeceğim. 2 bin..

Olsa da Versek!

Asgari ücret yeni yıl ile birlikte 4 bin 253 lira oldu. Peki oldu da ne oldu? 2021 yılının asgari ücretine zam mı gelmiş oldu? Bunun hesabını yapmaya girmeyeceğim. 2 bin 825 liralık asgari ücretin, şu anki 4 bin 253 liralık asgari ücretten daha fazla olduğunu sanırım artık bilmeyen, görmeyen, hissetmeyen, yaşamayan kalmadı.

Türkiye’de açlık sınırının altında olan asgari ücretin sadece adı ‘asgari’ gelin görün ki, yurtta halen asgari ücretin altına çalıştırılan emekçiler var. Yasalar “personeline en az 4 bin 253 lira vereceksin” dese de “olsa da versek” diyen işverenlerin sayısı da küçümsenecek kadar değil.

Günümüzde her sektörde asgari ücretin altında istihdam edilenlerin varlığını görüyoruz. Fakat önüne de geçilmiyor. İşveren, işçinin banka hesabına 4 bin 253 lirayı yatırıyor. Fakat yatırdığı paranın bir kısmını elden geri alıyor. İşveren kendimi yasal zeminde garantiye aldığını düşünüyor. İşçi “ekmek parası” deyip çalışmaya devam ediyor.

Asgari ücreti vermeyenler olduğu gibi veremeyenler de var. “Olsa da versek” cümlesini bu sebeple son zamanlarda çok duyar olduk. İşveren “olsa da versek” diyor. Peki yok mu? Yok! Koca koca firmalar iflas ediyorken küçük esnaf nasıl dayansın? Kira arttı, elektrik artı, doğalgaz arttı, vergiler arttı, BAĞKUR arttı, SSK primleri arttı, maliyetler arttı. Bu sebeple çoğu işverenin ay sonunda cebinde asgari ücret kadar bile kalmıyor. İşte tam da o yüzden “olsa da versek” diyor.

Şimdilerde gündemde ‘asgari ücrete ek zam’ tartışmaları var. İktidar başka konuşuyor, muhalefet başka. Hatta iktidarın kendisi bile farklı farklı konuşuyor. Biri kapıları tam kapatırken, diğeri aralık bırakıyor. Peki asgari ücrete zam gelince devletin cebinden ne çıkıyor? Ülkede her şey asgari ücrete endekslenmiş durumda. Asgari ücret artınca vergiler, harçlar ve diğer kalemler de artıyor. Aslına bakarsanız devletin cebine daha fazla para giriyor. Asgari ücret işverenin yükünü arttırıyor. İşveren, ödeyemedikten sonra asgari ücret 10 bin lira olsa ne olacak? Asgari ücret artar, işveren “olsa da versek” der!

İşte tam da bu yüzden asıl önemli olan asgari ücretin ne kadar olduğu değil, alım gücünün ne kadar olduğudur. Yurttaşların alım gücü kalmadı. Domates, biber lüks oldu. Enflasyonun, hayat pahalılığının, krizinin uğramadığı tek yer ‘şatafatlı iftar sofraları’ oldu.

Ekonomi Bakanı Nurettin Nebati bugün bir açıklama yaptı. Enflasyon ile ilgili yine bir tarif verdi. Gözlerindeki ışıktan ekonomiyi gördüğümüz Bakan, bu kez “gözlerimizi kapatıp zorlukları görmezten gelmiyoruz ki” dedi. “Biz de pazardayız” vurgusu yaptı.

Demem o ki; asgari ücrete bir ara zam yapılması hiç bir şeyi değiştirmeyecek. Bunu Ocak ayında test ettik, gördük. Yeni asgari ücret yeni yılın ilk ayında nasıl eriyip gitti ise yapılacak bir ara zam da bir ay içinde eriyip gidecek.

Alım gücü böyle olursa, fiyatlar böyle uçar giderse, işveren yine aynı cümleyi kullanacak: Olsa da versek!

 

KADİR CESUR

 

 

 

Haberi Paylaş

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL